Uncategorized

doğru-yanlış, iyi-kötü …

Bütün bu insanlar nereden çıktı? Ne oluyor? Herkes ayrı bi’ çeşit, herkesi ayrı bi’ seviyorum. Gerçekten de hayatımda yaptığım en doğru şey Jam’e katılmaktı galiba. Hem içe dönüşün önemini ve gerekliliğini fark edip bunu uygulamayı öğrenmeye başladım, hem de bir çok güzel insan tanıdım. Peki bu insanlar mı güzel, yoksa zaten herkes güzel de içlerini mi görmek lazım?

Mesela Ogün Samast da güzel mi içten içe? Sadece bir kurban mı, yanlış fikirlerin, yanlış adamların peşinden koşan?..”Yanlış adamlar” kim peki? Kim bu adamları “yanlış adamlar” ilan etti? Şu an için ben. Zira “toplumsal iyi” için doğru olmayan şeyler yapıyor ve yaptırıyorlar. Hımm, toplumsal iyinin ne olduğu benim tekelimde galiba? Ukalalık mı yapıyorum? Galiba hayır. Galiba gerçekten biliyorum.

Bu “yanlış adamlar” niye “yanlış işler”e bulaşıyorlar peki? Mayaları mı kötü? Öyleyse onları suçlamak zor, ellerinde değil çünkü. Kafaları mı çalışmıyor; bu nedenle “saçma” fikirlerin peşinden koşuyorlar? Cahiller mi? Yanlış mı yönlendirilmişler? E ama bu durumlarda da dışsal etkenlerden bahsediyoruz. Yine mi kızmamalıyız? Peki nasıl olacak bu iş?

Rakel Dink demişti ya “bir bebekten katil yaratanlar” diye. Ne de güzel söyledi. Ama işte bu katili yaratanları da birileri yarattı. Orada bir sarmal var yani kırılması gereken ve bu çok zor.

Nasıl çekeceğiz insanları bu tarafa? Aslında “bu taraf” o kadar basit ve yalın bir şekilde güzel ve doğru ki, halihazırda hepimizin orada olmamasını anlayamıyorum. Güzellik, kardeşlik, paylaşmak, zarar vermemek… Bunları da tartışacak değiliz, değil mi? Bunlar çok açık bir şekilde “doğru” yollara götüren adımlar değil mi?

Bu adımların karşısında da hırs ve açgözlülük var galiba. Neden bunlar ağır basıyor? Huzura ulaşmak varken bu saçma yollara neden sapıyoruz? Ne yapsak da sarssak insanları, “kendinize gelin!” desek?

Sahi şu anda neden iyi hissediyorum kendimi?..

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir