Uncategorized

Destekçilere mektup vol.10

Malum işte, aybaşı mektubusu…
Not: Ayın yeni destekçisi Burak Dindaroğlu!..

Selamlar,

8 Ekim’de yapmış olduğum çağrı üzerinden neredeyse 9 ay geçmiş, iyi mi?.. ((: Ve o gün bugündür rutin bir şekilde sizlere gönderegeldiğim mektupların onuncusunu yazacağım şimdi ve ne yazacağımı bilmeyerek başlıyorum:
Haziran ayı boyunca, içimden sohbetler‘de sadece size yazmış olduğum mektubu paylaşmışım, göçebe günler’de ise blogun son yazısı olduğunu tahmin ettiğim bir yazı paylaşmışım. Uzun zamandır ilk kez kendimden, fikir ve hissiyatımdan bu kadar uzun bir süre haber vermediğim oluyor. Bari size hitaben azıcık anlatayım da bahaneyle blogda da paylaşmış olurum. 
Çandır’da hayat çok keyifli geçiyor, güzel de bir topluluk olduk bence. Şaka maka 40 güne yaklaştı buradaki günlerim. Ve her şey çok çok yolunda gerçekten. Çok güzel beslendiğim, Dalyan’a sadece haftada bir ya da iki kere (Cumartesi günleri pazar, Çarşambaları ise çigong için) gittiğim, onun dışında hep köyde kaldığım otuz küsur gün. Hatta haftada bir-iki gidişler bile zor geliyo, biliyo musunuz? Bana kalsa hiç çıkmıcam, kapadım kendimi buraya ((:
Peki başka başka neler yaptık/yapıyoruz? Evin arkasındaki alanda bir bahçe oluşturduk ve bir şeyler ektik mesela, bir gün yeni bir domates daha çiçek açıyor, bir gün patlıcan; kabaklar büyümeye başladı zaten çoktan. Ha bir de Haziran’da yetişmez dediler ama bir sürü roka ektik ve bir hafta on gündür ye ye bitmiyor rokamız. Pek bereketli… (Begüm yetiş!)

İstanbul’dan gelen bir arkadaşımızla (Mesut) ve Bülent ve Burcu’yla iki tane çardak (bu yörede “köşk” deniyor) yaptık mesela, pek güzel oldular. Biraz iş kaldı, tiz zamanda bitireceğiz. Bülent birkaç gündür dışarıda çardakta yatmaya başladı mesela, bugün İstanbul’a gittiği için ben de bi’ denicem bakalım. ((:

Bugün Bülent, üç gün önce de Burcu İstanbul’a gittiler; Begüm zaten epeydir yok (bir haftaya falan dönecek); dolayısıyla an itibariyle yalnızım evde…
Başka başka… Scrabble oynayıp duruyoruz bu arada, fena sardı; sonra Mesut’un getirdiği 6 nimmt adlı adrenalin dolu oyunu oynadık birkaç kere, bir de bir kerecik pis yedili oynadık. İki kere Karia yolu üzerinden Ekincik’e doğru yola düştük ve iki farklı koyda denize girdik (ikinciyi kaybolunca keşfettik ama nasıl güzeldi biliyor musunuz, gelenleri götürücem oraya, söz); bir kere de Mesut’un arabasıyla Ekincik merkezde denize girdik. Ha bir de iki hafta önce komşunun odunlarını toparlamaya yardım ederken büyükçe bir tanesi ayağıma düştü ve epey uf oldu. Neyse ki Burcu ve teyzesinin yardım ve homeopatik ilaçlarıyla normalleşti epey durum. Birkaç güne bir şeyim kalmaz sanırım, umarım…
Bir de yazmak istediğim kitaba yoğunlaşmaya başladım tekrar. Hızlı ve güzel ilerliyor gibiyim, bakalım nereye varacak…
Poff, anlatmayı özlemişim meğer; daha bir sürü şey var ama kesiyorum valla. Sanırım bir şekilde yazarım bir ara, blogda falan… Ama sebeb-i mektuba giremiyorum bir türlü ((:
Bir yeni destekçinin olduğu ve yedi ayrı kişiden (evet, destekçi sayısı epey düştü) bana destek ulaştığı Haziran ayında toplam 357,70 TL geldi; buna karşılık olarak 304,65 TL harcama yaptım. Kalan 53,05 TL’yi ise kiraya destek olmak üzere Begüm’e vereceğim.
Bu arada Mayıs ayında artan 72,70 TL’yi göndermek istediğim biri var ama iletişim bilgilerine ulaşma konusunda muvaffak olamadım henüz. Hatta mini bir kampanya bile başlatasım var Kazım abi için ama kendisine ulaşamadığım için beklemede. Denemeye devam edeceğim… Bilgisi olan varsa yazabilir mi bana?
Şimdilik bu kadar, ekte birkaç da fotoğraf paylaşıyorum bu sefer…
Çok çok sevgiler,
emre

—————————————–
Eğer bu veya diğer bir yazım -veya eylemim- bir yerlerinize dokunduysa; sizi mutlu ettiyse, ilham verdiyse, düşündürdüyse, bir şeyler yapmak üzere harekete geçmek için teşvik ettiyse vs. ve buna karşılık olarak bana para veya başka bir armağan iletmek isterseniz bi’ ses verin lütfen: emreertegun@gmail.com

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir