bana dair

“Yeni”ye Doğru nasıl daha fazla hizmet edebilir?

Bugün, “Yeni”ye Doğru’nun facebook sayfasında, aşağıdaki cümleleri paylaştım. Buraya da almak istedim.

Herkese sevgiler…
Emre

————————————–

Bir ay kadar önce içimden şu cümle çıktı -ve şu anda da çok benzer şekilde hissediyorum-: “Yeni”ye Doğru, edebileceği hizmeti henüz edemedi, potansiyelinin çok gerisinde kaldı.
Öyle bir zamanda çıktı ki kitap, ülke gündemi her zamankinden de karışık sanki. Ve bu karışıklık biraz olsun yavaşlamadı aylardır.
Öyle bir zamanda çıktı ki kitap, bir gün öncesinde Ankara, birkaç gün sonrasında İstanbul bombaları patladı.
Öyle bir zamanda çıktı ki kitap, siyasi hareketlenme ve çalkantılar biraz olsun hız kesmedi.
Acaba diyorum, kitabın önünü kesmek için mi yapıyorlar bütün bunları?! 
Şaka bir yana, tam da bunlardan dolayı kitabın daha fazla kişiye ulaşmasını, etki alanını artırmasını çok istiyorum. “Yeni”ye Doğru yolculuk yapan çok fazla insan, bunu isteyip yapamayan çok daha fazlası var. Bu kitabın, kişilerin içindeki cesareti, heyecanı ortaya çıkarmaya yardım edeceğine inanıyorum. İnanmakla kalmıyorum, gelen yorumlarda, mektuplarda bunu görüyorum. (Bir tanesini aşağıda paylaşıyorum.)
Ben sadece yazdım ve ortaya saldım; kitap benden çıktı. Zaten hiçbir zaman sadece benim olmamıştı da artık “hiç” öyle değil. Böyle hissettiğimi tüm samimiyetimle paylaşmak istiyorum.
Peki şimdi nasıl etsek de kitabın daha fazla kişiye dokunmasını, daha fazla hizmet etmesini sağlasak?
– Söyleşiler, imza günleri falan mı yapsak…
– Sizler bu tip paylaşımları daha fazla mı paylaşsanız…
– Kitabı beğenenler, bunu çevreleriyle paylaşmada daha mı cömert olsalar…
– Kargoyla gönderme konusuna daha mı yumuşak yaklaşsam…
– Ya da ne?..
Ben üstüme düşeni yaptım gibi geliyor. Ara ara, içimden geldikçe bu tip duyurular yapabilir, hislerimi ifade edebilirim lakin kitapevlerinde satılmayan, herhangi bir pazarlama bütçesi olmayan “Yeni”ye Doğru’nun daha fazla kişiye ulaşmasını tek başıma sağlamam mümkün değil. Desteğe ihtiyaç var. Kimler el atmak ister? Fikirleriniz neler? Ne yapalım?
Emre
———————————-
Burak Dindaroğlu’nun goodreads.com‘daki yorumu:
Emre’nin öyküsü, “Yeni Dünya”yı kurma işine girişmiş bir topluluğun çıkardığı en güzel öykülerden bir tanesi. Tek öykü bu değil elbette, daha onlarcası, yüzlercesi (ve benim de haberdar olmadığım binlercesi) var, ama işte, bu gerçekten de, güzellerinden biri. Okuyunca “ben de böyle bir şey yapmak istiyorum” diyenlerdenseniz [-ki bunun için Emre’nin hikayesini birebir veya çok benzer şekilde tekrarlamanız gerekmiyor elbette], -sizi tüm kalbimle temin ederim ki- şanslı insanlardansınız 
“Başka seçenek yok”ların, “dünyayı mı kurtaracağız”ların (ve tabii ki onun kardeşi, “dünyayı böyle mi kurtaracaksınız”ların), ve tabii bir de “o iş öyle olmaz, böyle olur”ların kurduğu boğucu ağlardan sıyrılıvermenin, bir özgürleşmenin öyküsü.
Birşeyleri kontrol etmeye çalışma ve bunun yükü altında ezilmelerden, kontrolü bırakma ve kontrolsüzlüğün o muhteşem, şefkatli, kuş-tüyü-yastıklı güven duygusuna, ve bu güven duygusunun verdiği cesarete geçişin öyküsü.
Bir “iç devrim”in öyküsü. Devrimi “bekleyerek” değil, “devrimin kendisi olarak” yapmanın öyküsü.
Çok bilmişliğin sıkıcılığından, “bilmemenin” ve naifliğin güzelliklerine geçişin öyküsü.
Bir başlangıcın öyküsü.
İsterim ki çokça okunsun, ve daha da güzel yollara, daha da güzel hikayelere, daha da güzel kurtuluşlara vesile olsun.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir