bize dair

e-imza kampanyalarına dair

Bir süredir e-imza kampanyaları ile kafayı bozduğumuzu düşünüyorum. En olmadık konular bile change.org’da hızlıca yerini alıyor artık.

Zaten artık devletin temel organlarında son durum galiba şu şekilde:

1- Yasama
2- Yürütme
3- Yargı

4- Özgür (!) basın
5- Sivil toplum (90’lardan beri)
6- Change.org (Son birkaç yıldır)

İmza kampanyalarının etkili olabildiği konular vardır: Mesela bir şirket yunusları bir yere kapatır, onları tutsak ederek gösteriler için kullanır vs. Böyle bir durumda yunusların özgürlüğü bizi bir sebeple ilgilendiriyorsa yapacağımız üç temel şey vardır: 1- Mahkemeye başvurup yunusların bu şekilde tutulamayacağına dair bir dava açabiliriz; (devlete başvuru) 2- O hayvanları serbest bırakmanın bir yolunu bulmaya çalışır, mümkünse bir gece ansızın bunu gerçekleştiririz. (bir çeşit sivil itaatsizlik eylemi) 3- İmza kampanyası açar, şirketin üzerinde kamuoyu baskısı yaratmaya çalışabiliriz. (sivil toplum) Üçüncüyü, ilk ikisinden biri veya her ikisi ile eş zamanlı yaparsak (İmza kampanyasından önce dava açmak ve baskıyı artırmak, belki bir yandan yunusları serbest bırakmanın yollarını araştırmak) daha fazla işe yarayabilir, muhtemelen. Mesela sadece üçüncü madde üzerinden ilerlemek, olumlu sonuç verme ihtimalinin düşük olması bir yana, çoğu durumda anlamsızdır da. Yapabileceğimiz daha doğrudan ve daha etkili eylemler varken onları atlamak, çoğu zaman kolayı seçmektir.

kaynak: turktelekom.com.tr

İmza kampanyalarının etkili olamayacağı konular vardır: HDP’lilerin içeri alınması, tutuklu gazeteciler gibi durumları veya tecavüzcülerin, mağdurlarla evlendikleri takdirde cezalarının ertelenmesi (tabii ki bugün buna dair bir e-imza kampanyası hemen açılmış) gibi daha “ağır” konuları, change.org’da açılan bir kampanya ile düzeltme çabası yersiz, komik, hatta zararlı geliyor bana. Temsili demokrasiye hiç inanmamam bir yana, orada muhalefet partileri, şu an rezil durumda olsa da anayasa mahkemesi ve daha da sonra AİHM varken -misal- 200 bin kişinin böyle bir imza kampanyası ile bir şeyleri değiştirebileceğine inanması ben için bile fazla naif. Daha doğrusu diğer adımların yok sayılıp bunun yapılmasında tuhaflık var gibi geliyor.

İnternetin hayatımızın her noktasına sızdığı ve bilginin çok hızlı dolaştığı günümüzde bazı konularda farkındalık yaratılması ve bir şeylerin değiştirilebilmesi için harika bir yöntem olabilecekken; gazımızı aldığı, daha fazlasını yapabilecekken uzaktan bir imza ile kendimizi tatmin etmemizi sağlayabileceği durumlarda, bu gibi girişimlerin yarardan çok daha fazla zararı olduğunu düşünüyorum.

Bu konu epeydir dikkatimi çekiyordu da bugünkü imza kampanyasını gördükten sonra dayanamayıp hızlıca ve çalaklavye bunları yazdım. Bu ve benzeri konulara dair çok daha derin fikirler ve yazılar vardır eminim; bu, benim anlık küçük bir katkım olsun. Bu yazının eksiği muhakkak ki çoktur.

***

Sonradan ekleme: Yazdıklarımın genel olarak arkasındayım ama yukarıda örnek göstermiş olsam da bugünkü konu, bunun için çok uygun bir örnek olmadı galiba. Zira bu, şu an için bir yasa teklifi ve -içeriğinden bağımsız olarak söylüyorum- “Hopp kardeşim bu yasayı geçiremezsin, biz buradayız!” demek için gayet de uygun bir yol sanırım imza kampanyası.

Sonradan ekleme 2: Bu konuya dair daha oturaklı bir yazı için buraya buyrun: http://www.radikal.com.tr/yazarlar/cuneyt-ozdemir/modern-bir-gunahlardan-arinma-ayini-kliktivizm-1090661/ Yıllar önce okuduğumu hatırlıyorum, bugün bir arkadaşım paylaşmış.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir