bize dair

diğer yol

Şimdi derin bir nefes al ve çok öfkelendiğin birini gözünün önüne getir.

O kişi kim bilir ne yaptı sana ya da bir başkasına, başkalarına, belki doğaya, belki bir hayvana…

Belki sana yamuk yapan bir arkadaşın, belki bir ülkeyi savaşa sürükleyen bir devlet adamı, belki Anadolu’daki son vaşaklardan birini öldüren bir adam…

Bu kişi ya da kişiler, bu “kötü” şeyi yapmadan bir gün önce ne hâldeydiler acaba…

Peki ya ondan önceki gün, ve ondan önceki…

Eylemlerimiz, deneyimlerimiz sonucunda hayata verdiğimiz tepkiler ya hani…

Geriye gitmeye devam ettikçe bir yerde sebebe ulaşacağız.

Sevgisiz bir çocuk olarak mı yetişti, ailesinden şiddet mi gördü, bir takım “zararlı” fikirleri arkadaşları mı kafasına soktu, başkalarından kazıklar mı yedi de şimdi sana kazık atıyor…

Sebebi bulduk ya da bulamadık, gitmeye devam et…

10 … 9 … 8 … derken bebekliğine kadar uzan o “kötü” kişinin.

Ve bak şimdi o bebeğe.
“Kötülük” o bebeğin içinde mi?
İleride yapacaklarını şimdiden belli ediyor mu?
Kötü kötü mü bakıyor?
Var mı öyle bir bebek?
Suçlu mu şimdiden?

***

Yine derin bir nefesle bugüne dönelim.

Şu an bebek olan bir insana bak dikkatlice.

Çok tatlı değil mi? Agu bugu oynuyor, gülücükler saçıyor ortalığa…

Şu anda kaç tane bebek varsa hepsi de birbirinden tatlı, temiz ve saf.
Öyle değil mi?

Belki bunların bir kısmı, büyüyünce dünyanın altını oyanlardan olacak.

Belki bir kısmı birilerini taciz edecek.

Belki bir kısmı cinayet işleyecek.

Bir kısmı da “iyi” şeyler yapacak.

Neye göre olacak acaba bunlar?

***

Ve ileride de şimdinin bu agu bugu bebeklerinden birileri nefret edecek,

“Kötülüğün” o kişinin özünde olmadığını anlamamaya devam ettiği sürece.

O ona, öteki berikine gıcık olmaya devam edecek,

Gıcık olmaların, tetiklenmelerin, aslında kendindeki bir yerlere işaret ettiğini fark etmediği sürece.

Kesmeye, biçmeye, öfke duymaya devam edecek,

Kendi doğrusunun tek doğru, kendi siyasi görüşünün en iyi görüş, kendi dininin esas din olduğuna inanmayı sürdürdüğü sürece.

***

Ama bir yol daha var

çizim: Aslı Kuşakçıoğlu

Parlayan bir ışık var

Büyük bir hızla tek tek aydınlatan bizleri

Farkındalığın ışığı

Göreceliliğin ışığı

Kabûlün ışığı

Güvenin ışığı

Bu ışığı güçlendirdikçe

Bu ışığı parlattıkça

Orada güzel bir dünya var

Görebildiğimiz

Dokunabildiğimiz

Hemen bugün, hemen şimdi yaşayabildiğimiz

Seçim bizim,

Anbean…

Derin bir nefes…

*** ***

NOT:

Canım okuyucu,

Okudukların bir yerlerine dokunuyorsa, sana iyi geliyor ve bir şeyler katıyorsa, herhangi bir karşılık armağanı vermeye davet ediyorum seni. İçinden ne gelirse


((:

emreertegun@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.