bize dair

Çoğunlukla yine benden yola çıkan, bunla birlikte herkese seslendiğim yazılar...

  • bana dair,  bize dair

    Başka türlü bir ciddiyet, benim istediğim…

    Bu yazı HT Hayat için yazıldı ve ilk olarak orada yayımlandı. https://hthayat.haberturk.com/yazarlar/emre-ertegun/1075978-baska-turlu-bir-ciddiyet-benim-istedigim *** Yaşamı ciddiye almak önemli. Tabii birçok konu ve kavramda olduğu gibi burada da yanlış algılarımız var gibi geliyor bana. Ciddiyetin sadece ağırbaşlılık, durağanlık, gülmeme hâli vs. olduğu düşünceleri yerleşmiş kolektif zihnimize. Oysaki ciddiyetin en önemli kısmı -tabii bana göre-, hakkını vermek. Peki neyin? İçimde hızla oluşan cevap, yaşamın bütününün ve her ân’ın şeklinde beliriyor. Ân bilinci, ân’a kıymet vermek, ân’ı yaşamak kavramlarının bir süredir içlerinin boşaldığının farkındayım. Bunla birlikte bazı kavramların içlerini boşaltmamızın onların değerini azaltmadığını; özen, dikkat ve ciddiyetle yaklaştığımız takdirde, bunların önemini yeniden fark edebileceğimizi düşünüyorum. Ân’ı yaşamak dediğimiz şey, elimizden geldiğince şimdiye kök salmak…

  • bize dair

    Sevilmek ya da sevmek

    Bu yazı HT Hayat için yazıldı ve ilk olarak orada yayımlandı. https://hthayat.haberturk.com/yazarlar/emre-ertegun/1075866-sevilmek-ya-da-sevmek *** İnsan en temelde ne ister? Sevilmek, kabul edilmek… Katılmıyorum! Kendi deneyimim ve gözlemlerim üzerinden atıp tutmak gerekirse, insan asıl sevmek ve kabul etmek istiyor. Sevdiğinde huzur ve keyif, sevmediğinde tatsızlık ve keyifsizlik oluyor.* Sevilmek üzerinden yaşadığım takdirde son derece edilgen ve ayrıca çaresizim. Kendimi de paralasam, her şeyimi de adasam beni sevmeyebilirsin; için o kadar da akmayabilir bana. Ayrıca bunu sağlamayı hedeflediğimde, dikkatimi kendi özümü yaşamaktan ziyade seni memnun etmeye, bilinçli ve bilinçsiz olarak hesap-kitap peşinde koşmaya başlarım. Senin onaylayacağın şeyleri yaparım, senin onayladığın şekilde yaşamaya ya da en azından öyle görünmeye çalışırım, senin onayladığın sözcükleri seçer,…

  • bize dair

    Önce “ne?”, sonra “nasıl?”

    Bu yazı HT Hayat için yazıldı ve ilk olarak orada yayımlandı. https://hthayat.haberturk.com/yazarlar/emre-ertegun/1075795-once-ne-sonra-nasil *** Geçtiğimiz hafta önermiş olduğum Yıl sonu arınması‘nı -ya da ondan bağımsız olarak bir benzerini- gerçekleştirdiniz mi bilmem; bu hafta ise o yazıda niyet ettiğim üzere, arınan bünyemizin ne şekilde dolabileceğine dair bir şeyler paylaşmak istiyorum. Fakat öncesinde büyükçe bir parantez açma gerekliliği duyuyorum. Yaşama dair biriktirdiklerim doğrultusunda içimde oluşan birtakım “çıkarımlar” ve “doğrular”, zaman zaman bu satırlarda yer buluyor. “Bu böyledir, bu şöyledir.” diye atıp tuttuğum oluyor. Yine aynı doğrultuda, geçtiğimiz hafta olduğu ve bu hafta olacağı gibi birtakım önerilerde bulunma cüretinde bulunduğum da oluyor. Bu durumlar için iki kocaman hatırlatma yapmak istiyorum hem kendime hem okuyanlara… Birincisi,…

  • bize dair

    Yıl sonu arınması

    Bu yazı HT Hayat için yazıldı ve ilk olarak orada yayımlandı. https://hthayat.haberturk.com/yazarlar/emre-ertegun/1075747-yil-sonu-arinmasi *** Önceki zamanlarda, farklı mecralarda bir veya birkaç kez ifade etmiş olmalıyım; yaşamda sık sık temel bir hataya düştüğümüzü düşünüyorum. Bugün hazır iki takvim yılı arasında bir eşikteyken ve bu vesileyle birçoğumuz birtakım muhasebelere giriyorken yeniden gündeme gelmek istedi bu hata: Sürekli olarak bir şeyler yapıyor olmak; yapmadığımızda da ne yapacağımızı, ne yapmamız gerektiğini düşünüyor olmak; hep bir eylem hâli… Bir şey yapmakta yanlış bir şey yok lakin sırf buna odaklı yaşadığımız takdirde, zaten her daim dolu olan zihinlerimiz ve yapılacaklar listelerimiz önderliğinde durmaksızın sürükleniyoruz gibi geliyor. Yaşamımızda en ufak bir boşluk açıldığı an’da hızla orayı doldurmak, geçmişten aldığı…

  • bize dair

    Can bedenden çıkarken…

    Bu yazı ilk olarak HT hayat’ta 23.12.2020’de yayımlandı. https://hthayat.haberturk.com/yazarlar/emre-ertegun/1075681-can-bedenden-cikarken *** Doksanlı yaşlarda, ölüm döşeğindeyim. İçimde eksiksiz bir huzur; kavuşma vakti yakın. Etrafımda -çoğu genç- yedi-sekiz dost, ben gitmeden son bir kez görüşmek isteyen… Çam fıstıklı helvalarını yiyorlar afiyetle. Evet, benim helvam ben daha gitmeden kavruluyor ve bol kepçe dağıtılıyor. Pişiren, elbette ki yine bir dost; gelen-gidenin de yardımıyla… Alanda belli belirsiz bir hüzün sezilse de dram yok. Hem yaşımın büyüklüğü sebebiyle doğal karşılanıyor olsa gerek hem de belli ki bu derse iyi çalışmış, iyi hazırlanmışız. Birkaç damla gözyaşını paylaşınlar yok değil, ki o kadar da olsun zaten. Yas’tır, ıskalamaya gelmez. Apayrı bir lezzeti var, tutmasını bilene… Zihnim gayet açık, sadece…

  • bize dair

    Atlantis’in dönüşü

    Bu yazı ilk olarak HT hayat’ta 16.12.2020’de yayımlandı.https://hthayat.haberturk.com/yazarlar/emre-ertegun/1075611-atlantis-in-donusu *** Bu hafta boyunca bir inzivada olacağım için başladığımdan beri ilk kez bu köşeyi boş bırakacağımı düşünüyordum fakat dün yaptığımız bir çalışmada dökülen bu satırları, aynı zamanda burası için yazmış olduğumu fark ettim. Öylesine bir akış oldu ki metni düzeltmeye, güzelleştirmeye yeltenmek istemedim; dün çıkıverdikleri gibi kağıttan ekrana geçirdim sadece. Ruhuna, enerjisine dokunmaya yeltenmedim. Yakın gelecekten bugüne bir mektup… Meryem’e selam olsun… *** Yaklaşık on yıldır hayalini kurduğum topluluk yaşamına nihayet kavuştum. Harika bir doğa parçasında can dostlarla birlikteyim. Başlangıçta sekiz kişiyiz; zamanla bunun neye dönüşeceğini kim bilebilir! Bu, son derece kişisel, bir o kadar da kolektif bir yolculuk. Kişisel, çünkü bunu…

  • bize dair

    Var’ın varlığı, yok’un yokluğu

    Bu yazı HT hayat için yazıldı ve 09.12.2020’de yayımlandı. https://hthayat.haberturk.com/yazarlar/emre-ertegun/1075554-var-in-varligi-yok-un-yoklugu *** Bugüne kadar mutluluğun türlü formülü paylaşıldı; herkes kendi meşrebine, kendi baktığı, gördüğü yere göre bir şeyler söyledi. Bugün bu denize ben de şöyle bir ayaklarımı sokma niyetindeyim; bir avuç formül de ben sunayım şu ummana: Mutluluk, “var”ların farkındalığından ve müteakiben şükürden, “yok”ların ise yokluğunu idrak ve kabulden gelir. İlk kısım nispeten daha çok söylenip hatırlanıyor. Şöyle ki: O kadar fazla var’ın içindeyiz ki gözlerimizi gerçek anlamda açtığımız takdirde görmemek ne mümkün! Lakin yaşamı oto-pilotta yaşadığımız takdirde her şey sıradanlaşıyor ve kaçırabiliyoruz var’ları. Bu noktada, birkaç hafta önce, varlığın bolluğundan içimin içime sığmadığı bir an, kapalı bir grupta yapmış olduğum…

  • bize dair

    Ölümden önce yaşam var mı?

    Bu yazı HT hayat için yazıldı ve 02.12.2020’de yayımlandı. https://hthayat.haberturk.com/yazarlar/emre-ertegun/1075501-olumden-once-yasam-var-mi *** Birkaç hafta önce defterime not aldığım; bir yerde mi okuduğum yoksa zihnimde mi beliriverdiğinden emin olmadığım bir soru cümlesi var: “Ölümden önce yaşam var mı?”. Ölümden sonra yaşam olup olmadığının sıkça sorulduğu dünyamızda aslen ölümden önce yaşam olup olmadığı sorusu bence çok daha fazla önem arz ediyor. Sonrasına dair düşünebilir, tefekkür edebilir, okuyabilir, araştırabiliriz elbette ancak bunun kesin cevabını ancak ve ancak öldüğümüzde alacağız. Oysaki ölümden önce gerçek anlamda yaşayıp yaşamadığımız çok daha somut bir konu. Daha önceleri sıkça değindiğim ve bu yazıda uzun uzun yazmayacağım üzere, robotlaştığımız, aynılaştığımız takdirde gerçek anlamda yaşıyor olmadığımızı, olsa olsa üstümüze giydirdikleri rolü…

  • bize dair

    Çekoslovakyalılaştırabildiklerimizden misiniz?

    Bu yazı HT hayat için yazıldı ve 20.11.2020’de yayımlandı. https://hthayat.haberturk.com/yazarlar/emre-ertegun/1075399-cekoslovakyalilastirabil-diklerimizden-misiniz *** Doğru sorularla kavuşum çok önemli. Bize hizmet etmeyen yollara, hâllere, düşüncelere sapma sebebimiz, çoğunlukla, işe yanlış sorularla başlamamız. Soru müthiş bir yön vericidir ve doğru sorular harika patikalar açıverirler önümüzde. Bir sürüsü ise boşa düşündürür, konuşturur. Ve bu, edilgen olduğumuz bir durum olmak zorunda değil. İşime yaramayacak, bana ve bütüne hizmet etmeyecek sorularla karşılaşabilirim elbette ama bu soruları nasıl karşılayacağım yine benim işim. Yaşamımın tamamen değiştiği 2012 yılında tanıştığım Shilpa’dan duyduğum harika bir yöntem vardı mesela; pek kullanmamış olsam da… Demişti ki “Üstüne konuşmak istemediğim, anlamsız/gereksiz vs. bulduğum bir soruyla karşılaştığımda, o soruya cevap vermektense şöyle diyorum: ‘Ben başka…

  • bize dair

    Yeniden başla

    Bu yazı HT hayat için yazıldı ve 11.11.2020’de yayımlandı. https://hthayat.haberturk.com/yazarlar/emre-ertegun/1075331-yeniden-basla *** Start again… Start again… Yeniden başlayın… Yeniden başlayın… Kulağımda S.N.Goenka’nın -ve ardından tercümanın- sesi çınlıyor bu sabah. Yıllar önce katılmış olduğum 10 günlük Vippassana meditasyon inzivasında her seans bu şekilde başlıyordu; Goenka’nın çatallı, kırçıllı, boğazdan gelen komutlarıyla: Start again… Start again… Meditasyon tam da öyle bir şey; sürekli ve sürekli yeniden başlamak icap ediyor. Sadece her meditasyona oturduğunda değil, maymun zihnin kaçınılmaz olarak bir yerlere kaydıkça, yani aynı oturumun içindeyken de yeniden ve yeniden başa dönmek gerekiyor. Kendine kızmaya gerek yok, üzülmeye, bozulmaya, “beceremiyorum”lara hiç gerek yok. Yapman gereken, yeniden ve yeniden nefesine dönmek (ya da her ne meditasyonu…