• bize dair

    Sandıktaki kristal küre

    Bu yazı HT hayat için yazıldı ve 12.10.2020’de yayımlandı. https://hthayat.haberturk.com/yazarlar/emre-ertegun/1075098-sandiktaki-kristal-kure *** Her şey bende başlıyor. Kendi esenliğim için kendimi gözetmeli, kendim olmanın sorumluluğunu almalıyım. Yanımdakilerin esenliği için, yine, önce kendimi gözetmeli, kendi ihtiyaçlarımı karşılayabilmeliyim. Ve bütünün esenliği için de evet yine, önce kendimi gözetmeli, önce ben diyebilmeliyim. Klişeleşmiş olmakla birlikte iyi bir örnektir; uçakta oksijen dengesi bozulduğunda ve yukarıdan maskeler düştüğünde önce kendininkini takmanı tembihlerler ki panik olmadan çocuğuna da yardımcı olabilesin. Aklın sıra diğerlerini önceliklendirdiğinde, kendini tehlikeye attığın yetmiyormuş gibi nefes alamadıkça panikleyerek aslında onlara da yardımcı olamazsın. Al başına belayı… Kendi deneyimime göre; “önce ben” diyerek yaşadıkça “biz”e, çevremdekilere, topluma, dünyaya daha fazla hizmet etmeye başladım. “Ben”i fark…

  • bize dair

    Özel bir duvar

    Bu yazı HT hayat için yazıldı ve 05.10.2020’de yayımlandı. https://hthayat.haberturk.com/yazarlar/emre-ertegun/1075050-ozel-bir-duvar *** “Tam şu an neye ihtiyacın var?” diye sordu yeniden ve ısrarla. Birkaç kemkümledikten sonra bunu tam olarak bilmediğimi gevelerken “Hah!” dedim, “Neye ihtiyacım olduğunu bilmeye ihtiyacım var!”. Şu an’ın içinde ne yapmamın, ne yapmamamın, ne okumamın, ne yazmamın, ne oynamamın, ne izlememin hayr olduğunu bilmeye ihtiyacım var. Aslında bir çizelge olsa mesela; günün programı, haftanın-ayın-yılın programı önümde beliriverse ve bana en doğru oluş ve eyleyiş hâllerimi gösterse… (Olmaz tabii öyle, o zaman benim işim ne burada 🙂 Özellikle günümüz dünyası önümüze o kadar çok seçenek sunuyor ki bunların içinde kaybolmamak, denge içinde kalabilmek için çabalamak, uyanık olmak gerekiyor. Seçeneklerin…

  • bana dair

    Hiç’teki anlam

    Bu yazı HT hayat için yazıldı ve 28.09.2020’de yayımlandı. https://hthayat.haberturk.com/yazarlar/emre-ertegun/1074999-hic-teki-anlam *** Her geçen gün, kabullenme yetim gittikçe yükseliyor. Bütün o savaşları, zalimlikleri ve diğerlerini kolektif tekamülümüzün parçaları olarak görüyor ve bizim de bu şekilde öğrenen, bu şekilde gelişen bir tür olduğumuzu algılıyorum. Ve bu, bir zamanlar olduğu gibi kendimi üzüntüyle oradan oraya atmamı engelliyor. Bu bana epey iyi geliyor. Eskiden, özellikle toplumsal acıları o kadar fazla üstleniyordum ki gündelik yaşantımı yaşamaya fırsat bırakmıyordum kendime. Nasıl olur da sivillerin üstüne o bombalar atılır, nasıl olur da bir halk bunca zulme uğrar, nasıl olur da… Bunları, -hepsini değilse de çoğunu- bırakmanın verdiği ferahlık var üstümde bir süredir, çok şükür. Tabii ki olan…

  • bize dair

    Bizmerkezcilik

    Bu yazı HT hayat için yazıldı ve 21.09.2020’de yayımlandı. https://hthayat.haberturk.com/yazarlar/emre-ertegun/1074939-bizmerkezcilik *** Ben-sen-o ayrımlarının olmadığı; herkesin ve her şeyin koskocaman ve akıl almaz bir bütünün parçası olduğu bilgisi, mutlak bir şekilde değilse de büyük oranda içime yerleşik bir süredir. Bunu iliklerimize kadar hissettiğimizde tüm ayrımlar ortadan kayboluyor ve ortada sadece hizmet bilinci kalıyor. Ne yapıyorsak varoluş için, varoluş adına yapıyoruz; “ben”ler kalmıyor, hepsi yanıp gidiyor. Bu dev organizma ne yapması gerektiğini zaten biliyor; bizse onun birer hücresi olarak oradan gelen bilgi, yönlendirme ve ilhamla üzerimize düşeni yapıyoruz. Düşünmeye gerek yok, tartmaya gerek yok, hesap-kitaba hiç gerek yok; ilahi akıl her birimiz üzerimden tecelli ediyor ve akıp gidiyoruz bir nehir gibi; okyanusa…

  • bize dair

    Havuç peşinde…

    Bu yazı HT hayat için yazıldı ve 14.09.2020’de yayımlandı. https://hthayat.haberturk.com/yazarlar/emre-ertegun/1074874-havuc-pesinde *** Mutluluğa giden yol, olmayan şeylerin peşinde koşturmaktan değil, mevcut olanın farkında olmaktan ve onları takdir etmekten geçiyor. Daha iyi bir evin, daha iyi bir arabanın, daha yüksek bir maaşın ve mevkinin bir insanın mutlu olmasını sağladığını hiç görmedim desem yalan olmaz. Bunlar, olsa olsa yaşamda bizi oyalayan havuçlar ve ancak kısa süreli olarak tatmin olmamızı sağlıyorlar. Bunun, aklıma gelen iki ana sebebi var: Birincisi, bir şeyi edindikten sonra çok kısa bir süre içinde ona sahip olmanın normalleşmesi ve sıradanlaşması, yani alışkanlığa dönmesi. Mesela bunca yıldır bir araba sahibi olmak isteyen biri, muhtemelen arabayı edindiğinin birinci haftasında falan, her zaman…

  • bize dair

    Kendinden soyunmak

    Bu yazı HT hayat için yazıldı ve 07.09.2020’de yayımlandı. https://hthayat.haberturk.com/yazarlar/emre-ertegun/1074812-kendinden-soyunmak *** Cesareti, çoğunlukla yeni şeylere doğru adım atmakla ilişkilendiririz ve bu, resmin bir parçasını göstermekle birlikte en az ilki kadar zorlandığımızı düşündüğüm diğer parça ise tamamlanmış hikâyelerden özgürleşmeye, eskimiş olanları bırakmaya dair… Bu yazıda bu tarafa ışık tutmaya çalışacağım. Alışılmışa, bilindik olana tutunma seçimlerimiz; miadı dolmuş olan işlerle, projelerle, ilişkilerle olan göbek bağımızı kesemememize neden oluyor. “Yiğitliğin onda dokuzu kaçmaktır” dedikleri belki biraz da bunların getirdiği yüklerden azat olmaya işaret ediyordur. Ancak “bitmiş olan”ın bittiğini fark ve kabul edip ondan yüzümüzü çevirme cesareti gösterebildiğimizde “taze olan”la karşılaşma ve buna dair adım atmaya geçebiliyoruz. Lakin konfor alanımızdan çıkmaya gönüllü olmadığımızda yerimizde…

  • Uncategorized

    Öz’e doğru

    Bu yazı HT hayat için yazıldı ve 31.08.2020’de yayımlandı. https://hthayat.haberturk.com/yazarlar/emre-ertegun/1074745-oz-e-dogru *** Yaşadığım yerde her hafta düzenli olarak oturduğumuz çemberlerin sonuncusundan bende kalan başlıca konu özgürlük oldu. Orada da ifade ettiğim üzere özgürlük sözcüğü özgür’den, o ise öz’den türüyor. Özgürlük birçoklarımızın zannettiği gibi “başkalarının alanına saygılı olmak koşuluyla istediğini yapmak” ile sınırlı bir şey değildir. “Özgürlük asıl istemediğini yapmamaktır” diye havalı bir cümle kalmış zihnimde lakin gerçek anlamını idrak etmede bu da yetersiz kalıyor. Bu iki yaklaşımın tamamen yanlış oldukları söylenemez ancak ikisi de kıt; her şeyden önce dünyaya istemek/istememek penceresinden baktığı için. İstem, çoğunlukla egonun bir ürünü olup sonsuz sayıdaki koşullanmanın, ezberin, toplumsal etkinin bileşiminden ortaya çıkar. Bir şeyi istemek…

  • Uncategorized

    Adam olmamak

    Bu yazı HT hayat için yazıldı ve 24.08.2020’de yayımlandı. https://hthayat.haberturk.com/yazarlar/emre-ertegun/1074686-adam-olmamak *** 1993’ün yaz aylarına girdiğimiz sırada 11 yaşında bir tek çocuk idim ve babamla ikinci eşinden bir kardeş geleceği haberini aldığımda çok sevindim. Rakamlarla aram o zaman da iyiydi ve hemen hesaplar yapmaya başladım: “Vaayyy 12 yıl fark olacak, epey büyük bir yaş aralığı…”, “Uff ben üniversiteye girdiğimde o daha 5 yaşında minicik çocuk olacak” gibi… Ve bir de varsayım: “Vay bee, o 18 yaşına gelip tam gencecik zamanlarını yaşarken ben artık, uhuuuu, 30 yaşında koca adam olmuş olucam.” Varsayımlar sıkça yanlış çıkarlar ama gerçeğe bu kadar aykırı düşen bir varsayımım daha olmuş mudur bilmiyorum. Kaderin cilvesi bu ya, tam…

  • Uncategorized

    Körler ve fil

    Bu yazı HT hayat için yazıldı ve 17.08.2020’de yayımlandı. https://hthayat.haberturk.com/yazarlar/emre-ertegun/1074624-korler-ve-fil *** İnsanın çok fazla defosu var. Her birimizde nevi şahsına münhasır olanlar da yok değil ama birçoğu kolektif ve hemen hepimizde mevcut. Ortaklaştığımız defoların en sorun yaratanlarından biri -bence- insanın her daim o anki düşüncelerine inanması ve bunların en doğru olduğuna dair eminliği. Bu durumun yarattığı sıkıntılardan biri gayet ortada: Her türlü yargılama, eleştirme, düzeltme arzusunu yanında getirmesi. Ortada bir durum, belki bir anlaşmazlık var ve orada bulunan herkes kendi zihninden geçenlerin doğru olduğundan emin. Öyle olunca tüm bu kişiler diğerini değiştirmeye, ikna etmeye çalışıyor ve karşı taraf da aynı eminlikte olduğunda sonu gelmez bir tartışma faaliyeti içinde çırpınıyor; gücü…

  • Uncategorized

    Ahh patatesler!

    Bu yazı HT hayat için yazıldı ve 10.08.2020’de yayımlandı. https://hthayat.haberturk.com/yazarlar/emre-ertegun/1074584-ahh-patatesler *** Bu yıl ilk kez az miktarda da olsa patates yetiştirdik. Sürecin tamamı büyük heyecan ve sevinç yarattı bende. Nedendir bilmem, bir türlü inanamadım o patateslerin yetişeceğine. Daha önce -az bir miktar yer elması hariç- herhangi bir kök sebze yetiştirme deneyimim olmadığından muhtemelen. Toprağın altında bir şeyler yetiştirmek üstünde yetiştirmekten farklı. Mesela biber yetiştirirken meyvenin süreçlerini adım adım takip edebiliyoruz: Önce bitki büyüyor, bir noktada çiçek açmaya başlıyor, sonra o çiçeklerin ucundan meyve beliriyor, yavaş yavaş büyüyor ve yeterince olgunlaştığında koparılıp afiyetle yeniyor. Patateste öyle değil, üstte bitki yine gelişiyor, büyüyor, çiçek veriyor vs. lakin aşağıda neler olduğunu bilmek ne…