• bana dair

    Armağan neymişti?

    Ön not: Bu satırları yazmaya, paylaştığım bir önceki yazıdan (kim bilebilir?) daha önce başlamıştım lakin diğeri araya girip tamamlanırken bu biraz daha demlenmek istedi. İki yazı birbirini tamamlıyor gibi geliyor bana. Diğerinde biraz daha genel ifade ettiklerim burada biraz daha kişisel bir yerden çıktılar. Neyse, aradan çekileyim de okuyun :)) *** Biraz önce Charles Eisenstein’ın Robin McKenna ile olan pek keyifli röportajını dinledim ve içimde ilham perilerinin dolaştığını hissederek yazmaya başlıyorum. Ne çıkacağını bilmemekle birlikte zaman zaman yaşadığım bazı zorlanmalarla bağlanacağını görüyor gibiyim. McKenna, yakınlarda ABD’de yayımlanmış Gift (Armağan) adlı belgeselin yaratıcısı, ki bu belgesel, Lewis Hyde’ın üç kere okumuş olduğum -ve Türkçeye de çevrilmiş olan- muhteşem ötesi kitabı The…

  • bize dair

    gözyaşları

    Biliyor musun gözyaşların çok kıymetli, onları sev. Ruhun şifalanma yollarının en başında gelir; hem senle temasta olduğunu gösterir. Geldilerse sana mutlaka bir şey söylüyorlardır; duyularını dört aç. Her zaman sözcüklerle konuşmadıklarını da hatırla; ne söylediklerini işitmek bunu kelimelerle anlamak olmayabilir. Onları sakın tutma; geldiklerinde bırakıver aksınlar. Tutulan gözyaşları bedeninde katılaşır ve hayat akışını tıkar. Hele ki bir can dostun, sevgilinin ya da anne/baba/evladın şahitliğinde teşrif ettilerse ne büyük armağan; hiç tutma, hiç… Birinizden süzülüveren gözyaşlarının nasıl da bir bağlantı fırsatı olduğunu deneyimleyin birlikte. Sözcüklere gerek duymadan… Nasıl bir duygudaşlık; tadından yenmez. Her nerede, her ne koşulda ve durumda, her kimlerle olursan ol; gözyaşların için af dileme. İnsana bahşedilmiş bu muhteşem…