• İrfan Buluşmaları

    “Kendini bilen Rabbini bilir.” Varlıklarımızı onurlandırmanın, özümüzle buluşmanın, olmaya geldiğimiz kişi olmanın önündeki engelleri kaldırmanın vaktidir. Bunları gerçekleştirmenin yolu irfandan geçer, ki o da kendini bilmekle başlar. İrfan Buluşmaları’nda, yaşamı anbean kutlamayı hatırlarken aynı zamanda tutulmamış yaslara kulak verecek, günlük koşturma içinde fark etmediğimiz güzelliklere odaklanacak, fazlalıklarımızı bırakıp hafifleyecek ve kendimizi yeniden doğurmak üzere adımlar atacağız. Can Can’a, Can’dan Canan’a yapacağımız bu yolculukta; yaşamlarımızda durma / hareket etme, yavaşlama / hızlanma, bütünsel / parçalı bakış, yeniye açılma / mevcut olanda köklenme ikiliklerinde neyin vakti olduğunu tayin etme becerimizi geliştirdiğimiz alanlar açacağız. Sürecimizin omurgasını kadim çember uygulamaları oluşturacaktır… Çemberler, kendimizi ve birbirimizi kalpten dinlemek üzere açtığımız; hâllerimizi, hikâyelerimizi paylaştığımız, birbirimizin aynasında…

  • Fethiye çemberleri

    Sevgili Güneybatı ve özellikle Fethiye eşrafına sevgiyle duyurulur… Geçtiğimiz Haziran’dan beri her çarşamba* buradaki dostlarla çembere oturmaya devam ediyoruz. Artık neredeyse bir yılımızı dolduracağız. * Ben yollarda olmadığım sürece her hafta toplanıyoruz; ben burada değilken de grup bazen toplanıyor. Çemberler kendimizi yargısız ifade etme ve birbirimizi yargısız dinleme için çok kıymetli alanlar ve bu alanı açanlardan biri olduğum için çok mutluyum. Bugüne kadar Fethiye’deki çemberlerden toplamda 40 civarında kişi geldi geçti ve bunun bi’ 10-12 kişisi biraz daha kemik bir kadro oldu. Ayrıca en kalabalık çemberimizde 14, en tenha çemberimizde ise 2 kişiydik. 🙂 Uzunca bir süre İnlice sahilde (birkaç kere de ormanda) toplandıktan sonra havaların soğumasıyla kapalı alanlara geçtik.…

  • bana dair,  bize dair

    Çember’e güzelleme

    Bu yazı HT Hayat için yazıldı ve ilk olarak orada yayımlandı. https://hthayat.haberturk.com/yazarlar/emre-ertegun/1076343-cember-e-guzelleme *** Başlamadan: Eğer ki çember deyince aklınıza sadece bir geometrik şekil geliyorsa, arama motorunuza “çember-101” yazarak en üstte çıkan yazıyı okumak, neyden bahsettiğimi daha iyi anlamanıza yardımcı olabilir. *** Huzurla uyandım bugüne. Uzunca bir zaman dirençli olduğum çevrimiçi çemberlere ısınıyorum yavaş yavaş ve dün, dört hafta sürecek bir yolculuk için ilk kez bir araya geldik sevgili grubumuzla. Sıcacıktı… Sabah gözümü açtığımda zihnime düşen ilk şey, bunun şükrü oldu. Yıllardır yüzlerce çembere oturdum, birçoğunu kolaylaştırdım; buradaki büyüye hâlâ akıl sır erdiremiyorum. Ne oluyor da çok temel ve basit birkaç ilke/niyet çerçevesinde bir araya gelen herhangi bir grup, bir anda bambaşka…

  • İrfan Buluşmaları

    “Kendini bilen Rabbini bilir.” Varlıklarımızı onurlandırmanın, özümüzle buluşmanın, olmaya geldiğimiz kişi olmanın önündeki engelleri kaldırmanın vaktidir. Bunları gerçekleştirmenin yolu irfandan geçer, ki o da kendini bilmekle başlar. İrfan Buluşmaları’nda, yaşamı anbean kutlamayı hatırlarken aynı zamanda tutulmamış yaslara kulak verecek, günlük koşturma içinde fark etmediğimiz güzelliklere odaklanacak, fazlalıklarımızı bırakıp hafifleyecek ve kendimizi yeniden doğurmak üzere adımlar atacağız. Can Can’a, Can’dan Canan’a yapacağımız bu yolculukta; yaşamlarımızda durma / hareket etme, yavaşlama / hızlanma, bütünsel / parçalı bakış, yeniye açılma / mevcut olanda köklenme ikiliklerinde neyin vakti olduğunu tayin etme becerimizi geliştirdiğimiz alanlar açacağız. Sürecimizin omurgasını kadim çember uygulamaları oluşturacaktır… Çemberler, kendimizi ve birbirimizi kalpten dinlemek üzere açtığımız; hâllerimizi, hikâyelerimizi paylaştığımız, birbirimizin aynasında…

  • Kalp Kalbe – Armağan & Para

    Kalp Kalbe, Emre’nin heybesine attığı ve yıllardır farklı isimler altında sunduğu çeşitli çalışmaları tek bir isim ve çatı altında bir araya getirme niyetidir. Dört aşamalı (tohum, fidan, ağaç, orman) bir buluşma dizisi olarak tasarlanan Kalp Kalbe’de; yaşamlarımızda ve dünyamızda olanı olduğu gibi görmeye; zorlu duygulara ve yaslara da, kutlama ve şükrana da yer vermeye; neşeyi, heyecanı, sevgiyi beslemeye; armağanlarımızla buluşmaya ve onları ifade etmeye; dişil ve eril yönlerimizle bağlantı kurmaya alan açıyoruz. Tüm bunların arkasındaki temel niyet ise bizleri kendimizle hizalamaya yardımcı olması, böylece hayatta bulunduğumuz yerin farkına varıp gitmek isteyeceğimiz yönü tayin edebilmemiz ve buraya ne şekilde gidebileceğimiz yönünde donanım sağlamamız. Temmuz’da İzmir ve Bodrum’da gerçekleştirdiğimiz tohum buluşmalarından sonra…

  • Kalp Kalbe – tohum (İzmir)

    – Katılım için şu kısa başvuru formunu doldurmanızı bekliyoruz – https://forms.gle/1zubUXbgJuXgkvyg7 *** Kalp Kalbe, Emre’nin heybesine attığı ve yıllardır farklı isimler altında sunduğu çeşitli çalışmaları, inzivaları tek bir isim ve çatı altında bir araya getirme girişimidir. Dört aşamalı bir buluşma dizisi olarak tasarlanan Kalp Kalbe’de; yaşamlarımızda ve dünyamızda olanı olduğu gibi görmeye; neşeyi, heyecanı, sevgiyi beslemeye; armağanlarımızla buluşmaya ve onları ifade etmeye; zorlu duygulara ve yaslara da, kutlama ve şükrana da yer vermeye; dişil ve eril yönlerimizle bağlantı kurmaya alan açacağız. Tahmin edersiniz ki her aşamada bu alanlarda katman katman derinleşeceğiz. Aşamalar birbirinden bağımsız ve bu çağrı sadece tohum buluşması için. Fidan (iki günlük), ağaç (üç günlük) ve orman (dört…

  • Kalp Kalbe – tohum (Bodrum)

    Dört aşamalı bir buluşma dizisi olarak tasarlanan Kalp Kalbe'de; yaşamlarımızda ve dünyamızda olanı olduğu gibi görmeye; neşeyi, heyecanı, sevgiyi beslemeye; armağanlarımızla buluşmaya ve onları ifade etmeye; zorlu duygulara ve yaslara da, kutlama ve şükrana da yer vermeye; dişil ve eril yönlerimizle bağlantı kurmaya alan açacağız. Tahmin edersiniz ki her aşamada bu alanlarda katman katman derinleşeceğiz. 5 Temmuz Pazar günü, sürecin ilk adımı olan "tohum" buluşmalarının birincisi için Bodrum'da bir araya geliyoruz; 12:00 – 20:00 arasında birlikteyiz.

  • bize dair

    Kalp Kalbe

    Emre'nin heybesine attığı ve yıllardır farklı isimler altında sunduğu çeşitli çalışmaları, inzivaları tek bir isim ve çatı altında buluşturma girişimi "Kalp Kalbe".

  • bize dair

    çember – 102

    İkinci döneme hoş geldiniz. Birinci dönem notlarına çember – 101 adlı yazıdan erişebilirsiniz. Eğer ki onu okumadıysanız ve hele ki çembere yabancı iseniz, önce o yazıya gidip sonra buradan devam etmenizi öneririm. Şimdi yavaştan derinleşme zamanı… Bu ve bundan sonraki yazılarda (muhtemel sırada iki tane daha var) çemberin bana en önemli gelen noktalarından birkaçını dillendirmek istiyorum. *** Çemberin en sevdiğim yanlarından biri, herkesle ve her şeyle bir olduğumuzu hatırlatması; özellikle geçtiğimiz yazıda paylaşmış olduğum ilkeler çerçevesinde aktığında (kalpten dinleme, kalpten konuşma, spontanlık ve özde kalma) alanda müthiş bir sevgi, şefkat yoğunluğu oluşması… Hemen her çemberde çoğu kişinin paylaşımında kendimizi buluruz ve özellikle ilk kez oturanlar buna şaşırır; “Sanki hep ben…

  • bize dair

    Çember ve merkez

    Uzun zamandır hayatımın temel bileşeni olmakla kalmayıp özellikle bu yıl insanlarla da daha fazla paylaştığım çembere dair yazma niyetim var bir süredir. Böylesine basit ilkeler/niyetler etrafında dönen bir uygulamanın nasıl bu kadar güçlü ve derin olduğu benim için hâlâ şaşkınlık konusu. Basit kelimesini doğru anlamak önemli. Geçtiğimiz yılki çemberlerden birinde çember için defaatle kullanmış olduğum bu kelimenin katılımcılardan birini zorladığını duymuştum kendisinden. Uyguladığımız şeyi değersizleştiriyorum gibi gelmişti ona. Her şeyin karmaşıklaştığı günümüz dünyasında basitlikten kaçar hâle gelindiğini, dahası basit’in küçümsendiğini gözlemliyorum. Sanıyorum ki marifet, tam da bu karmaşıklaşan yaşamın içinde basit kalabilmek. Ki bu herkes için o kadar da kolay değil. Evet bunlar sıkça karıştırılan sözcükler ve üstlerine tefekkür edilmesini…