beyaz yakalı, bol kutulu metropol hayata methiye

O kadar acayip bir dünyada yaşıyoruz ki… En eğitimli, en parlak, en zeki –olduğu söylenen-, kar rengi yakalı kişiler, zamanlarının çok büyük bir kısmını çok katlı kutulardaki* küçük bölmelerde bir takım ekranları seyrederek ve bir takım tuşlara basarak -çoğu sanal olan- bir takım şeylere neden olarak geçirmek için birbirleriyle yarış hâlindeler. Aynı en eğitimli, en […]

Başkalarını Yargılamak Üzerine – Ram Dass

Bugün Ram Dass’ın şu güzel cümleleriyle karşılaştım ve hemencecik çeviriverdim. Funda da kontrol ederek birkaç güzel öneriyle çevirinin okunurluğunu kolaylaştırdı. Kendimin ve tüm okuyanların kalbine dokunması, içselleşmesi dileğimle… *** *** ***  Başkalarını Yargılamak Üzerine “Zihninizin nasıl yargıladığını izleyin. Yargılar, kısmen kendi korkularınızdan çıkagelirler. Diğer insanları yargılarsınız çünkü kendi oluşunuzda rahat değilsinizdir. Yargılayarak diğer insanlarla ilişkilerinizde […]

bir akşam yemeği

Dün akşamki menümüzde üç çeşit yemek vardı (genelde iki çeşit oluyor, bazen de tek). Perşembe günü pişirdiğimiz ve dün üçüncü kez yediğimiz tarhana çorbası, cuma günü pişirdiğimiz ve dün ikinciye yediğimiz bulgur pilavı, bir de salata. Tarhanamız, gıdamızın büyük kısmını karşıladığımız Fethiye Üretici Pazarı’ndan, hep alışveriş yaptığımız ama adını unuttuğum teyzeden. Bir-iki ay önce bir […]

diğer yol

Şimdi derin bir nefes al ve çok öfkelendiğin birini gözünün önüne getir. O kişi kim bilir ne yaptı sana ya da bir başkasına, başkalarına, belki doğaya, belki bir hayvana… Belki sana yamuk yapan bir arkadaşın, belki bir ülkeyi savaşa sürükleyen bir devlet adamı, belki Anadolu’daki son vaşaklardan birini öldüren bir adam… Bu kişi ya da […]

yelken ol, balık ol, su ol

Bir zamanlar, olmak ve yapmak karşıtlığı (?) üzerine düşünüp duruyordum. Özellikle son zamanlarda başkalarından da sık sık buna dair bir şeyler duyuyorum ve bir süre önce, ben de dâhil olmak üzere birçoğumuzun bunu yanlış anlamış olduğumuzu fark ettim. Bunu fark etmemi sağlayanlardan biri Andrew olmuştu: “Olmak yapmayı içeriyor.” demişti basit bir şekilde, ki bu basit […]

benmerkezimizde kesişmeler

Bir süredir benliğimin genişlediğini hissediyorum. Bu his bazen epey derinden geliyor bazense o kadar değil. Bazen diğeriyle, bazen diğer-ler-iyle, bazen ise herkesle ve her şeyle bir olduğumu hissediyorum; işte o zaman kocaman oluyorum, enginlere sığmayıp taşıyorum. O zaman tüm ayrımlar ortadan kalkıyor. Her şey ve hiçbir şey oluyorum.Her zaman o noktada değilim. Benliğimin daraldığı, iyice […]

ver(ebil)mek – al(abil)mek

Aslında bu dünyaya vermek için geliyoruz. Yaşadığımızı gerçekten hissettiğimiz an’lar armağanlarımızı paylaştığımız, hizmet ettiğimiz an’lar, fırsatlar. Fakat ne hikmetse hayatın akışı; birçoğumuzu, vermekten, armağanlarımızı paylaşmaktan alıkoyuyor ve istemediğimiz işleri icra ederek geçen günkü yazıda değindiğim para kazanma yarışına sokuyor. Bunun ne hikmet olduğu aslında açık: Charles Eisenstein, geçen haftalarda üç ya da dördüncü kez okuduğum muhteşem kitabı Kutsal Ekonomi‘de bunu uzun uzun anlatıyor. […]

armağan ekonomisi ve ben

1 Buna dair daha önce de yazmış olmalıyım: Parayı edinme serüvenimizi para kazanma olarak tanımlamamız, olayı tek başına tüm çıplaklığıyla gösteriyor aslında. Para, kazanılan bir şeydir ve bunun karşısında parayı kaybeden birileri vardır; yani sürekli bir rekabet hâli… Dile getirdiğimiz kelimeler gerçeğimizi tanımlıyor ve yeniden üretiyor ya, bir süredir para kazanmak yerine parayı edinmek, paraya […]

ding dong

– –ding dong– – kim o?– benim. iyi ki doğdun!– bugün doğum günüm değil ki! hem sen de kimsin?– doğum günün olmasına gerek yok; iyi ki doğdun!– nereye iyi ki doğdum allahaşkına; şu yaşamıma bak! hem nerede olduğumu kim söyledi sana?– her ne yaşıyorsan, iyi ki doğdun. ayrıca nerede olduğunu her zaman biliyorum, ben hep […]

kutlama/yas

Funda’yla her gece kutlama/yas yapıyoruz. Bu uygulamayı, geçen ilkbaharda birlikte gerçekleştirmiş olduğumuz etkinlikte bana öğreten Hülya‘cığımın kulakları çınlasın. O gün yaşadıkların arasından en özel, en güzel bir taneyi seçip kutlama olarak; içini en cız ettiren, üzüldüğün, tadını kaçıran bir tanesini ise yas olarak grupla paylaşıyorsun. Müthiş bir uygulama olduğunu düşünüyorum ve hem sonraki etkinliklerime hem […]

Başa dön