-
Aşık bir amatörden …
Mozart in the Jungle dizisinde duymuştum Maestro’dan, amateur (amatör) kelimesinin amor‘dan geldiğini anlatıyordu. Bu sözcüğü çoğunlukla profesyonelliğin karşıtı olarak ve belki bir miktar küçümseme ile kullanırız lakin bir şeyi aşkla yapmak anlamına geldiğine aymak çok hoşuma gitmişti. Hızımı alamadım ve buradan (blogdan) devam ediyorum. Daha az önce instagram’da bir paylaşım yaptım lakin kesmedi ve yukarıda bahsettiğim etimolojik yerden girmek ve gittiği yere bi’ bakmak istedim. Zira benim isimimin (Emre) anlamı da “aşık”tır sayın seyirciler. Dedim, yürürüm ben buradan… Az önce insta’da yaptığım paylaşım mesela, son derece amateur bir metin. İnsanlara birebir destek sunma iddiası taşımaya başlamış birinden daha profesyonel, daha ayağı yere basan bir şeyler beklenir “normalde” ama hiç işim…
-
Armağan neymişti?
Ön not: Bu satırları yazmaya, paylaştığım bir önceki yazıdan (kim bilebilir?) daha önce başlamıştım lakin diğeri araya girip tamamlanırken bu biraz daha demlenmek istedi. İki yazı birbirini tamamlıyor gibi geliyor bana. Diğerinde biraz daha genel ifade ettiklerim burada biraz daha kişisel bir yerden çıktılar. Neyse, aradan çekileyim de okuyun :)) *** Biraz önce Charles Eisenstein’ın Robin McKenna ile olan pek keyifli röportajını dinledim ve içimde ilham perilerinin dolaştığını hissederek yazmaya başlıyorum. Ne çıkacağını bilmemekle birlikte zaman zaman yaşadığım bazı zorlanmalarla bağlanacağını görüyor gibiyim. McKenna, yakınlarda ABD’de yayımlanmış Gift (Armağan) adlı belgeselin yaratıcısı, ki bu belgesel, Lewis Hyde’ın üç kere okumuş olduğum -ve Türkçeye de çevrilmiş olan- muhteşem ötesi kitabı The…