bana dair

Kişisel, kendimi anlattığım yazılar

  • bana dair

    Datça çıkarmamız

    Geçtiğimiz günlerde iki günlük Datça yaptık Burcu’yla. Anlatmak istiyorum biraz. Öncelikle fikir, daha önceki yazılarda bahsetmiş olduğum Güneybatı Toplaşması’nda tanıştığımız Hamdiye ve Deniz’in kendi üretimleri olan sabunlardan alma isteğimiz üzerinden şekillendi. “Nasıl gönderseler”, “kargo da kullanmasak” vs. diye düşünürken “Biz mi gitsek Datça’ya?” dedim Burcu’ya, “Hem diğer dostları da görürüz.”. Yalnız Begüm ve Gülengül’ün yokluğunda Bozo’yu kim gezdirecek, ona mamasını verecekti… Derken geçen hafta pazar günü, çok da hesapta olmayan bir arkadaşım Züleyha bizi ziyarete geldi. Ona sorduk, kabul edince, iki gün birlikte kaldıktan sonra evi ve Bozo’yu kendisine emanet edip yola düşmeye karar verdik. Yeni soru, nasıl gideceğimiz idi. Otostop için hava çok elverişli değil gibiydi, dolmuşla falan gitmek…

  • bana dair

    yeni bir destek çağrısı!

    Uzunca bir yazı oldu ama yavaş ve özenle okuyabilmeni dilerim. Kendimi doğru bir şekilde ifade etmek ve olduğum gibi anlaşılmak benim için çok önemli. Abilerim, ablalarım, Bu blogun yazarı ve bu yaşamın yaşarı Emre, üç buçuk yıl önce kafayı kırdı ve bambaşka bir yola saptı. Saptığı yolun en ayırt edici kısmı, bu yolun kocaman bir bilinmezden ibaret olduğu idi. Yol, gittikçe, kendiliğinden şekillendi, en azından ana hatları kolay kolay değişmez bir halde artık. Doğayla dost ve onun bir parçası olan bir yaşam düşlüyor ve bunu kısmen yaşıyorum.Başka bir dünya düşlüyor, düşlediğim dünyayı şimdide yaşamaya çalışıyor ve bunu büyük oranda yapabildiğimi sanıyorum.Tüm ezberlerden sıyrılıp kendi doğrularımı bulmaya çalışıyor, bulduğum doğruları yeniden…

  • bana dair

    güneybatıda topluluk hallerimiz

    Bir zamanlar topluluk oluştururken serisi vardı, hey gidi! (bkz. Topluluk oluştururken-1, Topluluk oluştururken – 2, Topluluk oluştururken – 3) O zamanlar henüz girmediğim; sıcaklığını, derinliğini bilmediğim sulara dair; birlikte yaşam, topluluk olma gibi konularda fikirlerimi paylaşıyordum. Bugün, yaklaşık 20 aydır, küçük çaplı da olsa bir topluluk içinde yaşayagelen biri olarak bu konuya dair yeni ve belki daha gelişmiş fikirlerim var fakat o günlerde paylaştıklarımın tamamının benim için bugün de geçerli olduğunu gördüm. İyi atıp tutmuşum. (Test de değildi halbuki.) ((: Bu yazıda ise işin biraz daha farklı bir yönüne değinmek istiyorum. Ana eksen yine topluluk olmak belki ama bu sefer birlikte yaşayan bir topluluktan değil, yakın bir coğrafi bölgede dayanışma halinde,…

  • bana dair

    Güneşe bakarken…

    İki önceki yazıda (okumadıysanız eğer, önce ona giderseniz harika olur: bir anda!) bahsettiğim “Karanlık gibi aydınlık da beni kör edebilir“den, “Bazı hayaller o kadar güzeldir ki insanın yaşamını mahvedebilir.“den devam edeceğim. Orada da yazdığım üzere, hayalimdeki dünya öyle bir parlıyor ki bazen gözlerim fena halde kamaşıyor. Oraya saplanıp kaldığım, gözüm başka bir şey görmez hale geldiği takdirde kör olmak işten değil. Bu hayalleri neden hemen şimdi-bugün yaşamadığıma dertlenip yaşamımı mahvetmek de öyle… Bu saplanmayı ara ara yaşıyor ama neyse ki fark edip kendimi çıkarıyorum. – Bunun en canlı örneğini para konusunda yaşıyorum. Hayal ettiğim dünyada paraya gerek ve ihtiyaç yok, herkes armağanlarıyla yaşıyor ve topluluk(lar) olarak dayanışarak tüm ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz. Herkes…

  • bana dair

    2016 niyetlerim!!! Açtım kollarımı…

    Yıl değişimlerini çok kaale almam aslında. İnsan icadı olan takvimi, insanın vermiş olduğu gün-ay isimlerini falan kast ediyorum yani. Yine de ön yargılı olmamak lazım belki de. Sevgililer gününü kutlamayı her türlü çok saçma bulabilirim ama kendime değişik bir gözle bi’ bakmamı; hayallerimi, niyetlerimi, yapılacaklar listelerimi gözden geçirmemi; bırakmam gerekenleri bırakarak yeniye yer açmamı sağlayacaksa eğer; yeni yıl niyetlerine, dileklerine girişmek neden kötü bir şey olsundu? Diyor ve huzurlarınızda, içimde bu yıla dair neler olduğuna bir bakış yapmaya yelteniyorum. – 2016 için bas bas bağıran niyetim, daha fazla somut üretim yapmak. Erken emeklilik ile özgürlüğe kanat çırpmaya başladığım 2012 Yaz’ından bu yana bir sürü şey yaptım/yapıyorum ve bunların tamamına yakınının…

  • bana dair

    Diş işleri

    Biraz önce facebook’ta bir paylaşım yaptım, buraya da ekliyorum. Belki blog okuyucularından destek çıkar. Herkese sevgiler… Destek ihtiyacım: Epeydir bir diş hekimine gitme ihtiyacındayım ama erteliyorum sürekli. Birkaç dolgu vs. yaptıracağım. (Umarım bunla kalır.) Bir diş hekimine gitmek, malumunuz, epey masraflı bir şey. İstiyorum ki bir şekil takasa gireyim hekimimle. Mesela en azından, kullandığı malzemenin masrafını ödeyeyim de emek ve bilgisine karşılık “başka” bir çeşit ödeme yapayım. Diyorum ama ne önereceğimi bilmiyorum. Zaten erteleyip durma nedenim de bu aslında. Bu tip bir çağrı yapmak ne zamandır aklımda ama hep “ne önereceğim” konusunda zorlanıyorum. Kendimi ciddi anlamda “üreten” biri olarak görüyorum ama benim üretimimin hemen hepsi soyut üretim ve bu üretim,…

  • bana dair

    Dengeyi kaybedişim…

    Bu blogda hemen her zaman olumlu şeyler paylaşırken, dengesiz zamanlarda genelde yazma isteğim olmadığı için o hallerimi paylaşamıyorum. Bu, nadir denemelerimden biri olacak şimdi. Eğer akarsa … Bugünlerde kafam pek karışık. Dengede değilim; iniyorum, çıkıyorum… Şöyle bir içime soruyorum tam da şimdi: “Ne(ler)dir beni dengede olmaktan alıkoyan?” diye… Aklıma geliş sırası ile de yazıyorum: Gıda üretme, iyi beslenme meselesi; ekolojik yıkım ve bunun farkında olmayan çoğunluk; yakın çevremde olup olan bitenin de az çok farkında olan ama yeterince çaba sarf etmediğini düşündüğüm eş, dost; bunca sevgi ve desteğe rağmen olanla yetinmekte zorlanan “ben”; -aslında olumlu bir şey ama- yapabileceğim çok fazla şey olması ve seçim yapmakta zorlanma hallerim… Aynı sıra…

  • bana dair

    bir “son bir kez oy kullanma” daha

    7 Haziran seçimleri öncesinde, artık oy kullanmamaya karar vermiş olmama rağmen HDP, parti olarak seçime girdiği için son bir kez oy kullanacağımı paylaşmıştım. Şimdi ne yapacağımı en baştan yazmak gerekirse, (artık nasıl oluyorsa) “bir kez daha son bir kez” oy vereceğim ve adres yine HDP olacak. Neden böyle yapacağım: Her şeyden önce, 7 Haziran seçimleri resmen “sayılmadı”. Bildiğim kadarıyla böyle bir şey ilk kez oluyor. Sonuçları beğenmediler (gerek kendi oy oranlarını gerekse %13’ü geçen HDP’nin oy oranını), oyalandılar, hükümet kurulmadı ve hop yeniden seçim… Beğenmedikleri sonuçları beğenecekleri hale getirmek için ülkeye korku ve terör saçtılar, saçıyorlar. Hala anaakım medyadan haber takip ediyorsanız belki hiçbir fikriniz yoktur ama Suruç’ta, Yüksekova’da ve…

  • bana dair

    Kitap resmen doğuyor!

    Kitap resmen geliyor, kafası göründü! ((: Son gelişmeleri paylaşmak istiyorum, madde madde: – Dün, nihayet, sürekli ertelediğim son rötuşları yaptım ve dizgi için H2O Kitaptan Özcan’a gönderdim. Şu sıralar epey yoğun olduğu için, dizgi için gönüllü olan bir diğer arkadaşım İdil Ateşli’den de destek almayı tercih ettiğini söyledi. Bu paylaşımı yaptıktan sonra onları ortak bir e-mektupta buluşturacağım ve böylece dizgi süreci başlamış olacak. – Ayrıca yine dün, yine ertelemiş olduğum teşekkür ve armağana davet kısmını yazmaya başladım, hatta bugün taslağını bitirdim. Kitap için destek çağrım halen geçerli olduğu ve teşekkür kısmına isimler eklenmeye devam ettiği için bu birkaç sayfalık kısmı son anda noktalayıp kitabın başına ekleyeceğim. – Birkaç gün önce…

  • bana dair

    aşırı şükür

    Dünya değişiyor, çünkü Emre değişiyor. Emre değiştikçe Emre’nin dünyası, Ayşe değiştikçe Ayşe’nin dünyası, başkaları değiştikçe başkalarının dünyası değişiyor; bu olurken “bütün ve tek” olan dünya da boş durmayıp değişiyor. Zira kendisi, hepimizin dünyalarının kocaman bir bileşkesi. Çözümü, iyileşmeyi, şifalanmayı başkalarından beklememek ne büyük bir özgürlükmüş! Bugünlerde iyice idrak ediyorum. Emre’nin dünyası çok değişti gerçekten. Geçtiğimiz günlerde yapmış olduğum basit bir hafta sonu yolculuğunun bilançosu, her gün yaşadıklarımın, yeni dünyamın bir özeti belki de… Normal şartlarda yolculuk yapmak maliyetli bir iştir. Buradan Bafa Gölü kıyısındaki o güzel mekana gidip gelmek yaklaşık 70 TL’ye mal olur, benim yolculuğum ise 2 (yazı ile iki) TL’ye mal oldu. O da Cumartesi sabahı köyden Dalyan’a…